• duran.guler@ege.edu.tr

zaman yönetimi etiket arşivi

Stres Yönetiminin Püf Noktaları

Genç-yaşlı, çalışan-işsiz, işçi-patron ya da evli-bekar… Herkes hayatının bazı dönemlerinde ya da gün içinde stres altında olabilir. Özellikle büyük şehirde yaşayanlarda yoğun trafik, kalabalık nüfus ve azalan yeşil alanlarla birlikte stres düzeyi artabilir. Stres nedenleri değişkenlik göstermekle birlikte insan hayatı üzerindeki etkileri benzerdir. Çalışma hayatında verimsizlik, yaşamdan keyif alamama veya sosyal hayattan uzaklaşma bu etkilerden bazılarıdır. Bu tür olumsuz durumların üstesinden gelebilmenin yolu ise başarılı bir stres yönetiminden geçer.
Stres yönetiminde temel çıkış yolu stresin kaynağını keşfetmektir. Sizi endişelendiren ve yoğun stres altına alan nedenler sınav kaygısı, iş yaşamında başarısızlık korkusu, arkadaşlarınızla aranızda  geçen tatsız durumlar ya da aile içi çatışmalar olabilir. Bu nedenlerin tespit edilmesi stres yönetimi ve stresle mücadele edebilme açısından oldukça önemlidir.
Eğer stresinizin nedeni sınav kaygısı veya iş yaşamında başarısızlık korkusu gibi nedenler ise bunun temel çözümlerinden birinin zaman yönetimi olduğunu bilmelisiniz. Bu durumda kendinizi zaman yönetimi (bkz. Hayatı Yönetmek İçin Zaman Yönetimi) konusunda geliştirmenizde fayda var.
İş ve aile hayatındaki çatışmalardan doğan stresin çözümü ise biraz daha karmaşıktır. Çünkü bu alanlar sizin genellikle zorunlu olarak sürdürmekle sorumlu olduğunuz ve çatışmaları gidermeniz gereken alanlardır. Burada söz konusu durumun üstesinden gelebilmeniz için başka bir kişisel gelişim konusu olan etkili iletişimde kendinize yatırım yapmanız gerekecek. Çünkü iletişim hataları çatışmaları doğuran temel unsurlardır. Etkili iletişim sağlayabildiğiniz ölçüde başkalarının üzerinizdeki baskılarını azaltabilir ve stresinizi kontrol edebilirsiniz. Ayrıca çözüme kavuşturulamayacak düzeyde iletişim problemi yaşadığınız kişilerle iletişim sıklığınızı azaltmanın da bir etkili iletişim yöntemi olduğu unutulmamalıdır.
Bunlarla birlikte stres yönetiminde en işe yarar yöntemlerden biri hiç kuşkusuz severek ilgileneceğiniz hobiler geliştirmektir. Doğa yürüyüşü, enstrüman çalmak, resim yapmak, fotoğrafçılık ya da sosyal sorumluluk projelerine katılmak gibi aktiviteler sizi stresli zamanlarınızdan uzaklaştıracaktır. Ayrıca hazır gıdalar yerine kendi beslenme ihtiyacınız olan zeytin, konserve, meyve suyu gibi gıdaları hazırlamak ve onları tüketmenin keyfini tatmak olumlu düşüncelerle kendinizi iyi hissetmenize katkı sağlayacaktır.
Kötümser ve sürekli şikayet eden insanlar başka bir stres kaynağıdır. Böyle insanlardan uzaklaşmanız ve mümkün olduğunca iyimser ve güler yüzlü insanlarla vakit geçirmeniz başarılı bir stres yönetimi için önemlidir.
Unutmayın; yönetemediğiniz stres, hayallerinizin celladıdır.

Hayatı Yönetmek İçin Zaman Yönetimi

Zamanı ne tasarruf edebiliriz ne de yeniden elde edebiliriz. Geçen ‘geçmiştir’. Ancak geçmeden, zamanı yönetebilmek bizim elimizdedir. Böylece geleceğimizi, dolayısıyla hayatımızı da yönetmiş oluruz.
Gün 24 saat olmasına rağmen çoğu günler 25 veya daha fazla saate ihtiyaç duyarız. Çünkü gün sonunda henüz başlayamadığımız işler kalır. Ya da işlerimiz bitmiştir ancak kendimize zaman kalmaz. Kendimize ayıramadığımız zaman ilerleyen dönemlerde sağlığımıza daha fazla zaman ayırmamızı gerektirecektir. O yüzden zaman yönetimi hem işlerin tamamlanması hem de kendimize yeterince zaman ayırabilmemiz açısından oldukça önemlidir.
Peki zamanı nasıl yönetebilirsiniz? Zamanı etkin bir şekilde yönetebilmek için yapılacakları sınıflandırabilirsiniz. Bu sınıflandırmayı yapılması acil işler, bekletilebilir işler, önemli işler, önemsiz işler şeklinde yapabilirsiniz. Sınıflandırma sonucunda önceliklerinizi belirlemeniz ve o yönde plan yapmanız gerekecektir.
Zamanın etkin yönetimi, planlarınızı ulaşılabilir hedefler çerçevesinde hazırlamanıza bağlıdır. Zor hedefler uygulaması zor ve uzun planlar gerektirir. Oysa planlarda en önemli kısıt zamandır ve mükemmeliyetçi yaklaşımla bu kısıtın üstesinden gelinemeyeceği bilinmelidir.
Genellikle planlamaya uzun saatler ayırmanıza rağmen uygulama kısmına gereken özeni gösteremiyor olabilirsiniz. Planların uygulanmasının motivasyona bağlı olduğu herkesçe bilinmektedir. Bu nedenle motivasyonunuzu artıracak ve sürekli kılacak araçlara ihtiyacınız olacaktır. Motivasyon araçlarından biri hedeflerinizi gerçekleştirdiğinizde kendinize vereceğiniz ödüllerdir. Ayrıca hedeflerinizin gerçekleşmesi durumunda elde edeceğiniz sosyal statünüzdeki iyileşme, daha iyi gelir durumu ya da daha az yorulacağınız ve kendinize daha fazla zaman ayırabileceğiniz bir refah seviyesine ulaşma gibi düşüncelerle de motivasyonunuzun sürekliliğini sağlayabilirsiniz. Bu düşüncelerinizi size sıklıkla hatırlatacak notlar, fotoğraflar gibi araçların evinizde, arabanızda ya da çalışma ortamınızda bulunmasına özen gösterin. Böylece motivasyonunuzu besleyebilirsiniz.
Planlama yaparken işlerin başlangıç zamanlarıyla birlikte bitiş zamanları da belirlenmelidir. Böylece ‘zamansız’ işlerin zamanı tüketmesi önlenebilir. Ayrıca yapmaktan keyif almadığınız ancak yapılması önemli olan işlerinizi planlarınızda ön sıralara koymanız o işin yapılabilirliğini artıracaktır. Aksi takdirde erteleme hastalığı sizi son ana kadar oyalayacak ve baştan savma bir iş çıkarmanıza neden olacaktır. Bu durum başarılarınızı önemli ölçüde etkileyecektir.
Büyük hedefler koymak yerine küçük adımlarla büyük hedefin gerçekçi küçük parçalarına ulaşmak planlarınızın uygulanabilirliğini artıracaktır. Ayrıca sizi hedeflerinizden saptıracak kişi ya da düşüncelerinize hayır demeyi öğrenmek zamanınızı yönetebilmenizi kolaylaştıracaktır.
Zamanı yönetememek zamanın sizi yönetmesine razı olmaktır. Buna razı olmayanların bu konuda güçlü bir irade göstermeleri zorunluluktur. Özellikle belli bir zamanda yapılması gereken ve ertelendiği takdirde hem daha fazla zaman gerektirecek hem de enerji ve motivasyon kaybına sebep olacak işlerde iradenizi güçlü tutmanız önemlidir. Örneğin; sabah trafiği yoğun olan bir yerde yaşıyorsanız ve yola erken çıktığınızda trafikteki zaman ve enerji kaybından kurtulabilecekseniz alarmı ertelemeden erken uyanmak için iradenizin iş başında olması gerekir. Aksi takdirde kısa sürede alınacak yol uzamakla kalmayacak güne stresli başlamanıza da sebep olacaktır. Böyle bir başlangıç diğer işlerinizi de zaman bakımından etkileyecektir.
Değerli zamanınızı ‘değerlendirebilmeniz’ dileğiyle, iyi zamanlar.

İdealist Öğrencilere İdeal Tavsiyeler

Üniversite döneminde fotoğrafçılıktan bilim teknoloji topluluğuna, dağcılıktan resim kulübüne kadar çeşitli topluluklarda aktif olarak yer almış, fen bilimleri ve sosyal bilimler alanında olmak üzere iki lisans diplomasına sahip, öğrenciyken 2 yıl aralıksız yarı zamanlı çalışmış, 6 ay Erasmus programıyla yurt dışında bulunmuş, 1 yıl özel sektörde ve 3 yıl kamuda çalışmış ve son 3 yıldır üniversitede akademisyenlik görevini yürüten biri olarak nacizane tavsiyelerimi genç üniversite öğrencileriyle paylaşmak istedim. Üniversite eğitiminize ışık tutabilmek umuduyla…
Sanırım üniversite yaşamının salt diploma sahibi olunması için geçirilen bir zaman dilimi olmadığı üniversitelilerin birçoğu tarafından kanıksanmış durumda. Ne var ki özellikle idealist öğrencilerin üniversite yılları geçip giderken kariyerlerine yön vermek adına hâlâ nereden, nasıl başlamaları gerektiği konusunda soru işaretleri olabiliyor. Yazımda bu soru işaretlerini kısmen de olsa giderebilecek ipuçlarını aktarmaya çalışacağım.
Öncelikle bilişsel zeka (IQ-Intelligence Quotient) ve duygusal zeka (EQ-Emotional Quotient) kavramlarına göre yeni bir kavram olmasına rağmen küreselleşmenin sonucu olarak her geçen gün önemi artan kültürel zekayı (CQ-Cultural Quotient) geliştirmeye yönelik etkinliklere zaman ayırmanızda fayda var. Kültürel zeka nedir? Kültürel zeka, farklı kültürel ortamlara uyum sağlayarak bu ortamlarda başarılı bir şekilde etkileşim içinde olabilme yeteneğidir. Bu sayede farklı kültürlerden insanlarla ilişkilerinizi düzenleyebilir ve etkili iletişim kurmayı başarabilirsiniz. Bu yeteneğinizi geliştirmek adına üniversitenizin sağladığı yurtdışı olanaklarını değerlendirmeniz oldukça önemli. Ayrıca Ulusal Ajans tarafından organize edilen programlarla veya yurt dışı eğitim danışmanlığı hizmeti veren firmalar aracılığıyla kültürel zekanıza yatırım yapabilirsiniz.
Alanınız hakkında oldukça fazla bilgi sahibi olmanız ve bakış açınızı geniş tutmanız gerek iş görüşmelerinde gerekse iş hayatında beklenen özelliklerdir. Kariyer yoluna girmeden önce eğitiminiz sırasında bu konularda atacağınız adımlar sizi ‘kervanı yolda düzmekten’ kurtaracaktır. Alanınızla ilgili kongre, seminer gibi eğitim etkinliklerine katılmak, sektörel farkındalığınızın oluşması açısından fuarları ziyaret etmek, bilgi birikiminizi artırmak için bilimsel çalışmaları incelemek kariyerinize yön vermenizde size altın fırsatlar sunacaktır.
Üniversitenizdeki öğrenci toplulukları faaliyetlerine katılarak sosyal ilişkilerinizi geliştirebilir ve ekip çalışmasını deneyimleyebilirsiniz. Aynı zamanda yoğun çalışma temposundan sıyrılıp dinlenmek için kendinize fırsat yaratmış olursunuz. Hobilerinize  ayıracağınız zaman zihinsel performansınız ve dolayısıyla başarınız açısından çok önemlidir. Bu yüzden sizi iyi hissettirecek hobiler keşfedin ve düzenli olarak hobilerinize zaman ayırın.
Bu kadar idealize edilmiş bir öğrenciliği hayata geçirmek elbette kolay olmasa gerek. Her şeyden önce zaman yetersizliği konusunda endişeleriniz olabilir. Bu endişelerinizin üstesinden gelebilmek sizin elinizde. Bunun için kariyerinizin her aşamasında ihtiyaç duyacağınız zaman yönetimi konusunda kendinizi geliştirmelisiniz. Başarılı bir zaman yönetimi sayesinde yapabileceklerinizin çok daha fazlası olduğunu anlayacaksınız. Bununla birlikte parasal kısıtları olan öğrenciler olabilir. Buna çözüm olarak yarı zamanlı işlerde çalışmalarını önerebilirim. Böylece hem iş hayatını deneyimlemiş olursunuz hem de gelişiminizi finanse edebilirsiniz.
Öğrencilik dönemi öğrenmeye meraklı, gelişime açık kişiler için oldukça keyifli bir süreçtir. Hayat boyu öğrenmeniz dileğiyle…