• duran.guler@ege.edu.tr

motivasyon etiket arşivi

Motivasyonum, Lütfen Beni Bırakma!

Belli bir alanda başarı sağlamak o alanda çalışırken sahip olduğunuz motivasyonla doğrudan ilişkilidir. Motivasyon disiplinli çalışmanızı sağlar, sabrınızı güçlendirir ve olası fırsatlara karşı zihninizi açık tutar. Motivasyonunuz yüksekse çalışırken keyif alırsınız ve çoğu zaman yorulduğunuzun farkına bile varmazsınız. Ancak motivasyonu korumak, çoğu zaman bir işe motive olmaktan daha zordur. Peki motivasyon neden kaybolur?

Öncelikleriniz Değişir
Eğer programınıza yeni işler eklendiyse ve bu işlerden bazılarının sizin odaklandığınız işten önce tamamlanması gerekiyorsa zamanınızı öncelikli işler için kullanmanız gerekebilir. İşte bu noktada yeni gelen iş mevcut motivasyonunuzu bozacaktır. Önceliğe aldığınız yeni işin tamamlanma süresi ne kadar uzarsa, önceki programınıza olan motivasyonunuz o kadar azalacaktır. Kaybolan motivasyonunuzu yeniden kazanabilmeniz için biraz zamana ihtiyacınız olabilir.

Hedefin Gerçekleşeceğine Dair İnancınız Zayıflar
Oldukça motive olarak başladığınız bir işin üzerinde uzun zamandır çalışıyorsunuz. Ancak geriye baktığınızda arpa boyu kadar yol alamadığınızı görüyorsunuz. Bu durum hedefe karşı olan inancınızı zedeleyebilir ve iş üzerinde çalışma motivasyonunuzu azaltabilir. Bunun önüne geçebilmek için hedef küçük parçalara bölünmelidir ve hedefe aşama aşama ulaşılma yoluna gidilmelidir. Ayrıca henüz işin başındayken daha ulaşılabilir hedefler koymak da motivasyonunuzu uzun süre koruyabilmenize yardımcı olabilir.

Başkalarının Yoğun Baskısı Altında Kalabilirsiniz
Siz bir fikre sıkı sıkıya bağlanmışsınız. Bu fikir bir iş, bir proje ya da bir seyahat fikri olabilir. Bazen hayal gücünüz coşmuştur ve başkalarına saçma gelen bu fikir sizin için dünyanın merkezinde yer alabilir. Bazen gerçekten yanılıyor olabilirsiniz, ancak size bir sır vereyim mi? Çoğu kez sizin fikriniz konusunda başkaları yanılır. Çünkü fikriniz üzerinde onların sahip olmadığı, sadece sizde var olan bir şey vardır: Motivasyon… Ancak bu motivasyon, fikrinize inancı düşük olan o yabancı ellerden korunmalıdır. Yaptığınız işe karşı olan motivasyonunuz sizden uzaklaşmadan, sizin o acımasız eleştirileri yapan insanlardan uzaklaşmanızda fayda vardır.

Yaptığınız İşe Karşı İlginiz Yok Olur
Gün geçtikçe gelişir, değişir insan. Değişen insanın zamanla hedeflerini de değiştirmesi doğaldır. İşte bu süreç motive olduğunuz işe karşı ilginizin azalmasına, hatta bazen tamamen tükenmesine neden olabilir. Çünkü sizin için artık bu hedefin gerçekleşip gerçekleşmemesi o kadar da önemli değildir. Böyle bir sürecin neden olduğu motivasyon kaybı için endişelenmemeniz gerektiğini söylememe gerek yoktur sanırım.

Motivasyonuzu Yeniden Nasıl Kazanabilirsiniz?
Bir işe karşı kaybedilen motivasyonun yeniden kazanılabilmesi için yapılması gereken en temel davranış, o işe mümkün olduğunca kısa zamanda yeniden başlamaktır. Uzun zamandır başlamayı düşündüğünüz ancak hiç başlamadığınız işler için de aynı şey geçerlidir. Bir enstrüman çalmayı hep istemişsinizdir. O halde hemen enstrümanın siparişini verin. Seyahat etmeyi mi erteliyorsunuz? Şimdi biletinizi alın. Hazırlamanız gereken rapor haftalardır bekliyor mu? Bilgisayarınız açık zaten, başlayın. Yabancı dil sınavına mı girmeniz gerekiyor? İsterseniz size hemen bir deneme sınavı linki göndereyim.
Siz başlayın, motivasyon sizi bulacaktır.

Kararsız Kalmayın!

Karar almak takdir edersiniz ki ciddi iştir. Hayatımızda önemli, bazen de çok önemli kararlar almak zorunda kalabiliyoruz. Özellikle çok önemli karar alma aşaması oldukça kritik. Bazıları mizacı gereği fazla sorgulamadan ve yarını düşünmeden kararlar alabilir. Ancak benim bahsedeceğim konu ‘rasyonel (akılcı) kararlar’ üzerine. Böyle durumlarla karşılaştığımda alacağım kararın sonucunda oluşabilecek bütün pozitif (avantajlı) ve negatif (dezavantajlı) unsurları objektif şekilde bir kağıda yazmaya çalışırım. Bir tarafa artıları diğer tarafa eksileri yazdığım bu tablodaki unsurlara önem derecelerine göre puan veririm. Sonuçta puanlarımın toplamı terazide hangi tarafın (artı ya da eksi) ağır geldiğini görmemi sağlar. Bununla birlikte kısıtlarınızı ve çevresel koşulları da değerlendirmeye almanız kararınızın rasyonalitesini artıracaktır. Ancak bu puanlamayı yaparken unutmayın ki insan zihni oldukça değişkendir. Öyle ki bugün ‘iyi’ dediğine yarın ‘kötü’ demesi işten bile değildir. Yani yaşamadan önce sizin için ‘Ooh ne güzel olacak!’ dediğiniz bir durum, yaşandıktan sonra size işkence gelebilir. Bu yüzden sizin vermeyi planladığınız kararları, varsa sizden önce vermiş olan tanıdıklarınız üzerinde gözlem yaparak daha iyi değerlendirebilirsiniz. Tabii herkesin benzer tecrübelere farklı tepkiler gösterebileceği gerçeğini göz ardı etmeden. Hepimize doğru kararlar diliyorum…

Hayatı Yönetmek İçin Zaman Yönetimi

Zamanı ne tasarruf edebiliriz ne de yeniden elde edebiliriz. Geçen ‘geçmiştir’. Ancak geçmeden, zamanı yönetebilmek bizim elimizdedir. Böylece geleceğimizi, dolayısıyla hayatımızı da yönetmiş oluruz.
Gün 24 saat olmasına rağmen çoğu günler 25 veya daha fazla saate ihtiyaç duyarız. Çünkü gün sonunda henüz başlayamadığımız işler kalır. Ya da işlerimiz bitmiştir ancak kendimize zaman kalmaz. Kendimize ayıramadığımız zaman ilerleyen dönemlerde sağlığımıza daha fazla zaman ayırmamızı gerektirecektir. O yüzden zaman yönetimi hem işlerin tamamlanması hem de kendimize yeterince zaman ayırabilmemiz açısından oldukça önemlidir.
Peki zamanı nasıl yönetebilirsiniz? Zamanı etkin bir şekilde yönetebilmek için yapılacakları sınıflandırabilirsiniz. Bu sınıflandırmayı yapılması acil işler, bekletilebilir işler, önemli işler, önemsiz işler şeklinde yapabilirsiniz. Sınıflandırma sonucunda önceliklerinizi belirlemeniz ve o yönde plan yapmanız gerekecektir.
Zamanın etkin yönetimi, planlarınızı ulaşılabilir hedefler çerçevesinde hazırlamanıza bağlıdır. Zor hedefler uygulaması zor ve uzun planlar gerektirir. Oysa planlarda en önemli kısıt zamandır ve mükemmeliyetçi yaklaşımla bu kısıtın üstesinden gelinemeyeceği bilinmelidir.
Genellikle planlamaya uzun saatler ayırmanıza rağmen uygulama kısmına gereken özeni gösteremiyor olabilirsiniz. Planların uygulanmasının motivasyona bağlı olduğu herkesçe bilinmektedir. Bu nedenle motivasyonunuzu artıracak ve sürekli kılacak araçlara ihtiyacınız olacaktır. Motivasyon araçlarından biri hedeflerinizi gerçekleştirdiğinizde kendinize vereceğiniz ödüllerdir. Ayrıca hedeflerinizin gerçekleşmesi durumunda elde edeceğiniz sosyal statünüzdeki iyileşme, daha iyi gelir durumu ya da daha az yorulacağınız ve kendinize daha fazla zaman ayırabileceğiniz bir refah seviyesine ulaşma gibi düşüncelerle de motivasyonunuzun sürekliliğini sağlayabilirsiniz. Bu düşüncelerinizi size sıklıkla hatırlatacak notlar, fotoğraflar gibi araçların evinizde, arabanızda ya da çalışma ortamınızda bulunmasına özen gösterin. Böylece motivasyonunuzu besleyebilirsiniz.
Planlama yaparken işlerin başlangıç zamanlarıyla birlikte bitiş zamanları da belirlenmelidir. Böylece ‘zamansız’ işlerin zamanı tüketmesi önlenebilir. Ayrıca yapmaktan keyif almadığınız ancak yapılması önemli olan işlerinizi planlarınızda ön sıralara koymanız o işin yapılabilirliğini artıracaktır. Aksi takdirde erteleme hastalığı sizi son ana kadar oyalayacak ve baştan savma bir iş çıkarmanıza neden olacaktır. Bu durum başarılarınızı önemli ölçüde etkileyecektir.
Büyük hedefler koymak yerine küçük adımlarla büyük hedefin gerçekçi küçük parçalarına ulaşmak planlarınızın uygulanabilirliğini artıracaktır. Ayrıca sizi hedeflerinizden saptıracak kişi ya da düşüncelerinize hayır demeyi öğrenmek zamanınızı yönetebilmenizi kolaylaştıracaktır.
Zamanı yönetememek zamanın sizi yönetmesine razı olmaktır. Buna razı olmayanların bu konuda güçlü bir irade göstermeleri zorunluluktur. Özellikle belli bir zamanda yapılması gereken ve ertelendiği takdirde hem daha fazla zaman gerektirecek hem de enerji ve motivasyon kaybına sebep olacak işlerde iradenizi güçlü tutmanız önemlidir. Örneğin; sabah trafiği yoğun olan bir yerde yaşıyorsanız ve yola erken çıktığınızda trafikteki zaman ve enerji kaybından kurtulabilecekseniz alarmı ertelemeden erken uyanmak için iradenizin iş başında olması gerekir. Aksi takdirde kısa sürede alınacak yol uzamakla kalmayacak güne stresli başlamanıza da sebep olacaktır. Böyle bir başlangıç diğer işlerinizi de zaman bakımından etkileyecektir.
Değerli zamanınızı ‘değerlendirebilmeniz’ dileğiyle, iyi zamanlar.