• duran.guler@ege.edu.tr

Şiirler

Çalı Süpürgesi

Birçoğumuz doyduk…
Hatırlarsanız
Çok da aç değildik zaten.
Şimdi bütün özlemimiz
Susam Sokağı çocukluğumuza
Ve yalın ayak hayallerimize.
Onca yıl sonra
Avlularımızı temizlemek için
Muhtacız çalı süpürgesine.

Huzur

Artık ceplerimde
Biraz düş sokağı umudu,
Çokça gün batımı huzuru var.
Kalmak,
Gitmekten daha çok yakışıyor üstüme.
Ve göğsüme,
Düşleri taralı kızımın
Papatyalarından takmak.

Sevmek

‘Sevmek’ diyorum üstad,
Büyük meziyet…
Eşi dostu seversin zaten;
Börtü böceği, kuzuyu da.
Oysa büyük meziyet sevebilmek,
Zehriyle birlikte yılanı da…

Kiraz Çiçeği

Sen öyle güzel,
Kiraz çiçekleri kadar güzel
Bakarken uzaklardan,
Her şairin alın yazısıdır
Sana şiir yazmak yerine
Şiirlere yazmak seni…

Şizofren Aşk

Ne istiyorum biliyor musun?
Bir eylül akşamı,
Pencere önünde
Yokluğunu seyre dalmak
Ve karanlığa yoldaş etmek umudu.
Her bahar,
Kitaplar arasında kurutulmuş
Ne kadar çiçek varsa
Yeniden yeşertmek kırık saksılarda,
Koklamak seni…
Sokaklara çıkıp
Gölgenin değdiği parke taşlarına
Boylu boyunca uzanmak,
Ellerini tutmak
Ve dokunmak saçlarına…
Ne istiyorum biliyor musun?
Hatırı olan bütün dostları,
Dışında olduğun bütün anıları
Çıkarmak hatırımdan
Ve zihnimin her zerresine
Doldurmak seni…

Düşler

Serindi dudakları..
Gözleri,
Sıcak yıldız mavisi.
O gülümserken,
Bir iç denizin kıyısında
Kız Kulesi yalnızlığında bir adam,
Şehir ışıklarıyla örterdi üstünü
Yitip gitmesin diye
Ata yadigarı düşleri.

Hüzün

Yalnızdı kadın,
İnce parmaklarında
Tektaş bir hüzün…
Sanırım uzaktı düşleri
Ve kaybı yakın.
Hani baksa derin derin,
Gülse yüzüme,
Kemikleri sızlardı
Toprağı kurumamış bir aşkın.

Adamsı Gerçeklik

Çocuksu bir hayaldi
Aydınlık bir memleket sabahına
Karanfil teninde uyanmak,
Açılmak denizlere
Kağıttan gemimizle…
Sonra açtı gözlerimi
Adamsı bir gerçeklik.
Şimdi gecenin üçü
Gençliğimin son dördünü,
Yokluğunda
Belki nefes olsun diye
Belki bir heves,
Mısralara yazdım seni.

Yalnızlık

Şafak vakti kadar yalnızım,
Çiy damlaları düşüyor yüreğime.
Yola çıkmak için erken,
Kaybolmak için geç…
Takvim yaprağından düşen günler,
N’olur bugünü bensiz geç!

Mevsim

Ne güzeldi mevsim!
Islanırdı saçlarımız.
Ellerimiz özgürdü,
Yürekte parmaklık.
Olsun…
Ne güzeldi mevsim,
Nefesin ne güzeldi.
Dalgalar söylerdi adını,
Üşürdü yanaklarımız.
Bir daha görür müyüm!
Ne güzeldi gözlerin,
Mevsim ne güzeldi.

Sokak Lambası

Vazgeçtim sabahları düşlemekten…
Sevdaya boyanmışsa yüreğim
Aldırmamalı akşamlara,
Bir küçük mum da yeter
Aşkı yaşamaya
Ya da bir sokak lambası.

Ağustos Böceği

Bir kalemim var
Ve bir küçük defterim,
Şiirlere emanet ettiğim.
Bir de sen,
Ne varsın ne de yoksun diyebildiğim.
Evet bir de sen
Zaman zaman arayan,
Haa! Bir de ağustos böceğim
Efkarıma saz çalan…